Motorola Moto G4 Plus inceleme videosu “Yine, yeni, yeniden”


 

 

5.5-inç boyutunda ve Full HD çözünürlüğünde IPS ekrana sahip olan telefon, Qualcomm’un Snapdragon 617 işlemcisinden güç alıyor. 2GB RAM ve 16GB dahili depolama kapasitesi sunan ayrıca microSD hafıza kartı desteği ile gelen Moto G4 Plus, çift SIM kart kullanımına da olanak tanıyor.

 
Ana kamerası 16 Megapiksel, ön kamerası ise 5MP çözünürlüğünde olan telefon, gelişmiş güvenlik için parmakizi okuyucusuna da sahip. NFC ve Pusula gibi iki önemli özelliğin es geçildiği telefonun çıkartılamayan  pili 3000mAh kapasiteli olup aynı zamanda TurboPower hızlı şarj teknolojisini de destekliyor. Yazılım tarafında Android 6.0.1 üzerinde standarda çok yakın bir arayüzle çalışan G4 Plus, pratik kullanımın amaçlandığı bazı ek özelliklere de sahip.
 
 
 
Büyük başarı elde eden Moto G ailesinin en yeni ve en büyük modeli olan G4 Plus, tasarım anlamında Motorola’nın güncel çizgilerini koruyor. Özellikle üstten bakıldığında Google için geliştirilen Nexus 6’yı akıllara getiren telefon, ülkemiz için geçerli olmasa da motorola.com üzerinden kullanıcılarına kişiselleştirme ve farklı renk ya da kapak tercihlerinde bulunma imkan tanıyor. Plastik ağırlıklı kasa materyal kalitesi olarak çok etkileyici olmasa da, ekranın Gorilla Glass 3, kasanın ise su püskürtücü nano kaplama ile koruma altına alınması güven veriyor. Bu arada su püskürmet yeteneğini suya karşı mukavemet gibi düşünmemek gerekiyor, zira bu özellik o standartlarda koruma sağlamıyor.
 
 
Moto G4 Plus, düşündüğümden biraz daha iri bir telefon. 9.8mm kalınlığında ve 155 gram ağırlığında telefon cihaz, ekran üstü ve ekran altındaki kalın çerçevelerin de etkisiyle cüsseli görünüyor ve tek ellek kullanım büyük oranda zorlaşıyor. Telefonun ön kısmında herhangi bir fiziksel tuş yok, ama durun bir saniye ne soracağınız tahmin eder gibiyim fakat alt kısmındaki buton görünümlü kısım parmakizi sensörünü içeriyor ve bunun dışında herhangi bir ek amaca hizmet etmiyor dolayısıyla G4 Plus’ın yönetimini kapasitif butonlar aracılığıyla gerçekleştiriyoruz.
 
Açıkçası gerek butonun tasarımı gerekse de etkin görevleri açısından yeteneklerini yetersiz bulduğumu not düşmek isterim arkadaşlar. Ama hazır yeri gelmişken, parmakizi tanımlama  süreci ve parmakiziyle uyandırmanın son derece hızlı yapıldığını not düşmem gerekiyor. Telefon uyku halindeyken de parmakizi sensörü ile doğrudan ana ekrana erişim yapabiliyorsunuz.  
 
 
Yuvarlatılmış kenarları itibariyle telefonu tutması, kavraması ve kullanması kolay. Ancak tercih edilen oval çerçeve tasarımı, eğer yatay modda bir şey izlemek isterseniz desteksiz sabitlenmiyor ve biraz zahmet gerektiriyor. Cihazın hem güç hem de ses kontrol düğmeleri sağ tarafta toplanmış, erişim ve kullanım zorluğu yok hem sol hem de sağ el kullanımda rahatça erişebiliyoruz.  Kısacası genel ergonomisini beğendiğim cihaz, mobilite konusunda da sıkıntı yaratmıyor.
 
Kulaklık girişinin üstte, microUSB portunun ise alt kısımda konuçlandığı G4 Plus’da yine altta yer alan tırnak yardımıyla arka kapağı çıkartabiliyoruz ancak pil ne yazık ki sabitlenmiş durumda,  yani teorik olarak çıkartılabilse de son kullanıcılardan ziyade teknik servisin çıkartabilmesi üzerinden ilerlemiş Motorola. Hazır kapağı açmışken, SIM kart ve microSD kart slotlarını da görüyoruz, dışarıdan erişim olmadığı için tak-çıkar durumunda kapağı açmamız gerekiyor.
 
 
Motorola logosu haricinde ekstra bir yazı ve logo kullanılmayarak sade ve göze hoş gelen bir tasarımın ortaya koyulduğu arka kısımda dikey olarak dizayn edilen kamera kompartımanında bir iki ufak detay söz konusu. Bunlardan ilki lazer otofokus sensörü ki daha önce pek çok markada görmüştü, kızılötesi ışık yardımıyla objenin mesafesinin hesaplanması üzerinden hızlı netleme yapabilen bir sistemden bahsedebiliyoruz ki hız avantajı bu telefonda da kendisini hissettiriyor ve tabi ki çift ton led flaş da yine artık kameraların olmazsa olmazlarından biri olarak G4 Plus’da da karşımıza çıkıyor. Telefonun genel tasarımı ılımlı ve mütevazi bir görüntü ortaya koyuyor.
 
 
 
Ekran çerçeve oranı %72’ye yaklaşsa da özellikle ön üst çerçevenin telefonu olduğundan büyük gösterme etkisi bence bu tasarımın dilinin en büyük handikapı olarak yorumlanabilir. Tabi atlamadan geçmeyelim, telefonda durum bildirim ışığı bulunmuyor. Aslında herhangi bir telefon için bu bence önemli bir eksik ancak Motorola özelinde, detaylarına birazdan değineceğim Moto Display özelliği olduğundan diğerleri seviyesinde eleştri getirmek, markaya karşı biraz haksızlık olur gibime geliyor. Bunun dışında fiyat segmenti için tasarım, malzeme ve kasa yetenekleri makul düzeyde. 
 
  
Donanım tarafına her zaman olduğu gibi ilk olarak ekranla başlıyoruz. Teknik özellik kısmında ifade ettiğim gibi 5.5-inç boyutunda ve Full HD çözünürlüğündeki ekran, Moto G ailesi için belki de en büyük güncelleme. IPS panel kullanan ekranın görüş açıları iyi olduğu gibi renk üretim ide beklentilerimin üzerinde çıktı. Parlaklık seviyesi de yeterli olan ekran, herhangi bir kullanıcının neredeyse bütün beklentilerini karşılayacak yeteneklere sahip. Renk profilleriyle ilgili olarak ekran üzerinde bir miktar oynama yapabilmek mümkün, ayarlar kısmındaki ekran bölümü bu açıdan iki farklı ayar seçeneğini kullanıcısına getiriyor. Ekran tarafındaki en önemli özellik, Glance Screen olarak bilinen aktif ekran meziyeti.
 
 
 
Samsung ve LG’nin son dönemde sıkça vurguladığı sürekli açık ekran özelliğinin öncülü olan bu teknolojide, telefon kapalıyken saat ve bildirimler ekranın belli bir bölümünde monokrom olarak gösterilerek kullanıcısına bilgi veriliyor. Evet özellikle Samsung’un Always On Display versiyonu gibi gelişmiş özelliklere sahip olmasa  da bu konularda Nokia ve Motorola’nın öncül şirketler olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor.
 
Ekranla ilgili görüşlerimi toparlamam gerekirse, bu sınıf bir telefon için olması gerektiği gibi ayarlanmış, gerek film izlerken, gerekse de bir şey okurken sizi sıkan veya yoran bir unsur olmuyor. Açık hava kullanımı süper başarılı olmasa da, çoğu rakiplerinden aşağı kalır yanı olmadığı gibi kimilerinden daha iyi olduğunu bile söyleyebilirim.
 
 
Lenovo çatısı altında geliştirilen Moto G4 Plus’a, Qualcomm’un Snapdragon 617 işlemcisi güç veriyor. Aşina olduğumuz ve örneklerini defalarca gördüğümüz için uzun uzadıya anlatmaya gerek var mı emin değilim ama şahsen çok sıcak baktığım ve verimli bulduğum bir platform değil. 8 çekirdekli olan ve Adreno 405 grafik birimiyle gelen işlemci, dört çekirdekli iki kümeden oluşuyor ve bu kümelerden performans için olanı 1.5GHz, diğeri ise 1.2GHz seviyesinde görev yapıyor. Yaptığım ölçüm ve analizler gösteriyor ki Moto G4 Plus yük altında ısınmaya bağlı throttling problemi yaşamıyor zaten platformun da en hızlı versiyonuna sahip olmadığı için beklediğim tablo da tam olarak buydu.
 
 
 
İşlemciye 2GB RAM eşlik ediyor ki bu telefonun teknik özellik seviyesinde en zayıf halkası da bu bence. Çünkü bu sınıftaki telefonlarda artık görmek istediğimiz RAM kapasitesi 3GB. Depolama birimini es geçmemek gerekiyor, yaptığım ölçümlere göre Moto G4 Plus’ın depolama birimi 260MB/saniye sıralı okuma ve 45MB/saniye civarında sıralı yazma değerleri sunuyor. Kendi fiyat segmenti için beklediğim değerlerdi bunlar, hatta sıralı okuma tahminimin biraz üzerinde çıktı bile diyebilirim. Paranın satın alabileceği en iyi telefonlarla kıyasladığımda ise okuma hızının yarısı kadar yazma hızının ise ortalamada  sadece 3’de 1’i kadar hızlı olduğunu da meraklısı için eklemiş olayım.
 
 
Donanım platformu genel olarak yeterli performans sunsa da yoğun kullanım esnasında zaman zaman internet tarayıcısında anlık yavaşlamalar hissettiğimi de not düşmek isterim. Sentetik testler için sonuçlar ekranlarınızda, arzu ederseniz kendi cihazınızla kıyaslayabilirsiniz.
 
Oyun tarafında da yeterli bir performansdan bahsedebiliriz belki ama özellikle grafik yoğun oyunlarda bu performansın sınırlarda gezdiğinizi yer yer hissetmiyor değiliz. Real Racing 3 ve Modern Combat 5 gibi oyunlarda herhangi bir sorun yaşamazken, NOVA 3 ise yazılımsal bir durumdan ötürü test ettiğim süreçte ne yazık ki çalışmayı reddetti. İşlemci seviyesinde pek çok kullanıcı için belki yeterli gelecek performansı elde ediyoruz ancak bu sınıf cihazlar için Snapdragon 650 sınıfı altı işlemcileri bu saatten sonra tavsiye etmiyorum her ne kadar kullanan cihaz sayısı henüz çok fazla olmasa da. Çünkü işlemci sadece performans ve oyun deneyimine değil aynı zamanda sahip olduğu DSP üzerinde genel kamera başarımına da katkı sağlıyor.
 
 
Önem verdiğim konulardan biri de uygulama başlangıç hızları. Duğrıu verileri bulmak ve gerçek dünya koşullarına uygun bir analiz için hem sıcak başlangıç hem de soğuk başlangıç testleri gerçekleştirdim. 5 kere tekrar ederek ortalama süreleri aldığım sıcak başlangıç testlerinde Chrome tarayıcısı 0.7 saniye, Gmail uygulaması 0.9 saniye, uygulama mağazası 0.3 saniye, Haritalar 1.4 saniyede, ve Modern Combat 5 de 0.7 saniyede başladı. Uygulamaları ram’de tutmadan, ilk defa çalıştırarak yaptığım soğuk başlangıç testinde ise en fazla 0.2 saniyelik bir yavaşlama gözlemledim. Bu sınıftaki bir cihaz için elde ettiğim değerlerin genel olarak beklentileri karşıladığını ve hayal kırıklığı yaratmadığını söyleyebilirim.
 
 
Buradan kamera kısmına geçelim isterseniz. Moto G4 Plus’ın ana kamerası, Omnivision retimi 16MP çözünürlüğündeki PureCell Plus-s sensörünü kullanıyor. 1.3 mikron büyüklüğündeki pikseller, kamera altyapısının en önemli silahı çünkü bu sınıfkita cihazların pek çoğunda genelllikle daha küçük piksellerden oluşan kamera sensörleri tercih ediliyor. f/2.0 lens ile donatılan ve çift ton LED  flaş ile desteklenen kamerada, netleme performansı için standart olarak gelen faz algılama dışında lazer sensörü de kullanılıyor. Açıkçası etkisini hemen anlıyorsunuz çünkü odaklamada gerçekten hızlı bir telefon duruyor karşımızda. Elde ettiğim görüntüler doğrultusunda fotoğraf kalitesinin kullanıcısını üzmeyeceğini söylemem gerekiyor.
 
 
 
Dinamik aralık biraz zayıf kalsa da uygun ışık koşullarındaki renk doğruluğu ve keskinlik olması gerekene çok yakın. Düşük ışık başarımı ise, kullanılan sensörün karakteristiğine bağlı olarak hiç fena değil. Pratik kullanımda kamera kullanıcısına sorunsuzca hizmet ederken, belki sahne kenarlarında bir miktar patlak veren detay kaybı ufak bir yazılım müdahelesiyle toparlar gibime geliyor. 4K video kaydı bulunmayan telefon, 20 Megabit’e yakın bitrate değeri ile Full HD video kaydı gerçekleştirebiliyor.
 
Kayıtlardaki kalite ve stereo ses, özellikle sosyal medya kullanımı için yeterli gelecektir diye düşünüyorum. Biraz da teorik ölçümlerinden bahsedeyim isterseniz. Yarım saniye civarı bir sürede açılan kameranın netleme süresi ise 0.8 saniyede gerçekleşiyor. G4 Plus’da sevdiğim detaylardan biri fotoğrafın hızlı bir şekilde kaydediliyor olması ki ölçümlerin bunun sadece 0.3 saniye sürdüğünü gösteriyor, bu gerçekten güzel bir değer.
 
 
 
Fotoğraf örneği 
Kameranın arayüzü ise oldukça sade, kullanımı kolay. Gizli menü seçenekleri soldan sağa, kaydedilen fotoğraflar da sağdan sola kaydırma hareketi ile ekrana getirilebiliyor. Belki ilk etapta çözmesi ve manuel ayarlara ulaşması biraz pratik gerektirecektir ancak sonrasında  kullanım kolay olduğu anlaşılacaktır. 5MP çözünürlüğündeki ön kamera ise özçekim konusunda kullanıcısına üzecek hiç bir tembellik yapmıyor arkadaşlar. Kısaca toparlamam gerekirse eğer, mucizeler yaratmayan ancak kullanıcısını da üzmeyen bir kamera paketi ile geliyor Moto G4 Plus.
 
 
İşletim sistemi ve arayüzde bahsedelim isterseniz. Bu videoyu yayınladığımız tarih için geçerli olan işletim sistemi sürümü Android 6.0.1 ve güvenlik yaması tarihi de 1 Temmuz 2016’dıydı. Kesin olan şu, bu telefon Android 7.0 güncellemesini alacak ancak merak edilen detay da şu, acaba tam olarak en zaman alacak. Açıkçası merakla beklendiğini hatırlatmak gerekiyor.
Motorola’nın temel teamüllerine çok fazla müdahele etmeyerek doğru bir iş yapan Lenovo, Moto G4 Plus’da stock veya vanilla olarak bildiğimiz standart Android arayüzüne büyük oranda sadık kalmış.
 
Bazı müdaheleler var mı, evet var örneğin kilit ekranında glance screen özelliği ve uygulama çekmecesindeki Moto uygulaması gibi. Bu uygulama aslında bir kısa yol çünkü ayarlar kısmındaki özel yetenek ekranını çalıştırıyor ve kullanıcılar basit bazı hareketkerle örneğin kamera ya da flaşı çalıştırabiliyorlar. Telefonu yormayan ama kullanım şekline göre pratik katkılar sağlayan bazı özellikler olduğunu söylemeliyim.
 
 
 
Arayüzün genel olarak akıcı çalıştığı telefonda Lenovo, Google uygulamalarının dışında ek uygulamalara pek yönelmemiş dolayısıyla çekilen fotoğraflar, veya yüklediğiniz müzik ve film içerikleri için Google’ın uygulamalarını kullanıyorsunuz. Açıkçası hiç fena değiller ancak daha geniş ölçekte detay zenginliği isteyen kullanıcılar, marketteki üçüncü parti seçeneklere kayabilir diye düşünüyorum çünkü örneğin videoda altyazı desteği arıyorsanız, standart Google uygulamalarıyla bu konuda çok fazla şansınız yok ne yazık ki dolayısıyla örneğin BS Player’ı tercih edebilirsiniz.
 
 
Bunun dışında arama ekranında klavye tercihine kadar neredeyse bir Nexus telefonu olduğunu söyleyebilirim G4 Plus’ın. Telefonda ayrıca FM Radyo özelliği de bulunuyor. İsterseniz kulaklık takmadan doğrudan cihazın hoparlörlü üzerinde de radyo dinleyebiliyorsunuz ancak bildiğiniz üzere kulaklık aynı zamanda anten vazifesi gördüğü için, kulaklıksız radyo deneyiminde yer yer performans kayıplar yaşayabilirsiniz, bu arada radyo uygulaması üzerinden o anki radyo yayının kayıt altınıa almanız da mümkün.
 
 
Telefonun sahip olduğu hoparlör, kulaklıksız müzik dinlemek için tatminkara yakın bir deneyim sunuyor ancak belki ses seviyesi bir basamak daha yukarı olabilirdi gibime geliyor. Öte taraftan görüşme kalitesi gayet başarılı, bir sıkınt yaşamıyorsunuz, GPS performansı da hem soğuk başlangıç hem de etkin kullanımda kullanıcısını mutlu ediyor diyebilirim.
Peki Lenovo imzalı Moto G4 Plus ısınıyor mu, bu noktada termal kamera analizi yapalım isterseniz.
 
Gerek GeekBench 4’ün hem CPU hem de GPU’yu kullanan Compute testinde hem de tüm sistemi yük altına alan AnTuTu ve oyun testlerinde 23-24 derecelik oda sıcaklığındaki ölümlerim, cihazın tepe değer olarak genelde 42 derece etrafında gezdiğini gösteriyor. Dİkkat ederseniz, anakartın profili ve çipset konumlandırmasına bağlı olarak elde kullanırken sağ orta-üst, arkadan bakarken ise sol orta-üst bölümün en çok ısındığını görüyoruz. Ama ifade ettiğim gibi bu veriler, günlük kullanımda huzursuzluğua sebebiyet verecek düzeyde değil.
 
 
Gelelim pil performansına, önce elde ettiğim verilerden bahsetmek istiyorum. Ekran parlaklığı %100’de, WiFi üzerinden internet bağlantısı aktifken yaptığı testlerde G4 Plus, 720p çözünürlüğündeki bir videoyu yaklaşık 10 saat oynatabilirken, internette dolaşarak yaptığım testi ise 9 saat civarında bitirdi. Tüm sistemi yük altına alan ve farklı kullanım senaryolarını simüle eden PCMark’ın pil testinde ise ortaya çıkan sonu 5 saat 25 dakikaydı. Pratik kullanımda ise pil konusu kafanızı fazla meşgul etmiyor çünkü telefonu bir günü tamamlama noktasında sıkıntı yaşamıyor. Tabi bir şekilde belli bir süreden sonra cihazın pili bitiyor işte bu noktada da şarj süresi ön plana çıkıyor. Yaptığım ölçümlere göre Moto G4 Plus, 2 saatin altında bir sürede tamamı boş olan pilini %100 doluluk seviyesine getirebiliyor.
 
 
Peki Moto G4 Plus alınır mı ? Bu telefonun en büyük rakibi, General Mobile GM5 Plus. Tasarım kısmını size bırakıyorum zira özenllik içeren bir kriter ancak donanım ve yazılım tarafında General Mobile avantajlı görünüyor çünkü hem yeni Android güncellemeleri garanti hem de daha fazla RAM ile birlikte Cat4 sınıfı modeme sahip G4 Plus’a kıyasla Cat7 modemle geliyor. Üstelik kutu içeriği biraz daha zengin olup, fiyatı da bu videoyu hazırladığım tarih itibariyle 100TL daha uygundu. Moto G4 Plus’ın avantajlı olduğu nokta ise parmakizi okuyucusuna sahip olması. Tabi bütçe olarak biraz daha yukarı çıkabiliyorsanız Xiaomi Mi5  de oldukça rekabetçi görünüyor. Samsung tarafında ise Galaxy A serisi fiyat olarak yukarıda kalırken, Sony tarafında ise Xperia XA özellikle pil ömrüyle rakip olacak gibi değil.
 
 
Moto G4 Plus iyi bir telefon, alan kesinlikle pişman olmaz. Ancak mevcut piyasaya koşulları çerçevesinde ülkemize dönüş şerefine fiyatı biraz daha agresif tutulabilseymiş ki bugünlerdeki dolar hareketiyle bu pek kolay olmasa da, kullanıcıların daha fazla ilgi göstereceği ve merak edeceği bir cihaz havasıyla giriş yapabilirmiş diye düşünüyorum. Evet arkadaşlar ben Erdi Özüağ, bu videomuzda Lenovo imzalı Motorola Moto G4 Plus’ı incelemiş olduk. Bir sonraki videoda görüşünceye kadar şimdilik hoşçakalın ve kendinize çok iyi bakın.