Watch Dogs 2 incelemesi

Çılgınlar gibi Person of Interest izlediğimiz dönemde, benzer yapısıyla anında kalbimizi kazanmayı başarmış olan Watch Dogs, bu sefer de Mr. Robot’un ekmeğini fazlasıyla yiyecekmiş gibi gözüküyor. Tek fark, bünyesinde bu kez hayal kırıklığından daha çok kalite barındırıyor olması.

İlk Watch Dogs tam bir pazarlama faciasıydı. Oyunun sahip olmadığı pek çok unsurla insanları kelimenin tam anlamıyla kandırmış olmaları, günün sonunda yine en çok yapımcıların canını yakmıştı. İşin ironik tarafı, Watch Dogs aslında gerçekten iyi bir oyundu. Ancak haklı olarak kandırıldığını hisseden milyonlarca insan bu güzelliği görmezden gelmeyi seçti ve Watch Dogs, tarihin en çok nefret edilen oyunlarından birisi olarak adını altın harflerle hafızalarımıza kazıdı. Tam da bu sebeple Watch Dogs 2’nin işi çok zordu. İnsanlar anlatılan, söz verilen, gösterilen hiçbir şeye inanmadı. Ancak Ubisoft daha önce Assassin’s Creed ile böylesi zorlu bir durumun altından kalkmayı başarmıştı ve yine yapabilirdi. Yaptı da… Watch Dogs 2 yalnızca ilk oyunun olamadığı her şey değil, aynı zamanda gösterilenin de çok daha fazlasına sahip bir oyun. Sanıyoruz ki hatalarından ders çıkarmak söz konusu olduğunda çok az firma Ubisoft’a kafa tutabilir.

Bir Cevap Yazın